Çalışanların, işe ve çalışmaya ilişkin tepkileri işe yönelik tutumlarını oluşturur; işe yönelik bu tutumlar da olumlu veya olumsuz olabilir. Peki, siz işe giderken olumlu duygulara mı sahipsiniz yoksa “Bugün artık bitsin” diyerek dakikaları mı sayıyorsunuz? Uzman Psikolog İpek Kıran, iş doyumu kavramını açıklıyor ve bu konuda nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatıyor.

Çalışanların, işe ve çalışmaya ilişkin tepkileri işe yönelik tutumlarını oluşturur. İşe yönelik bu tutumlar olumlu ya da olumsuz olabilir. “İşinden memnun olma” ya da “İş doyumu” çalışanın işine karşı olumlu tutumları olarak ifade edilirken; çalışan işine karşı olumsuz tutumları da “İşinden memnun olmama” ya da “İş doyumsuzluğu” olarak açıklanır. İş doyumu farklı şekillerde incelenir:

  • İşten duyulan genel doyum,
  • Ücretten duyulan doyum,
  • Güvenlikten duyulan doyum,
  • Sosyal çalışma koşullarından duyulan doyum,
  • Gelişme olanaklarından duyulan doyum.

Çalışanın işe geç gelmesi, devamsızlık yapması, sık iş değiştirmesi ve performans düşüklüğü çalışanın iş doyumsuzluğu yaşadığını gösterir. Psikolojide kişinin işine ve işyerine karşı olumsuz tutumlar geliştirmesinde kendi isteklerinin ya da beklentilerinin karşılanmadığını hissetmesi yatar. Bu noktada, çalışanın iş doyumunun gelişmesinde elde edilenler ile beklentilerin birbiriyle ne kadar örtüştüğü iş doyumunun oluşmasında etkili olduğu ifade edilebilir.

İş doyumu nasıl sağlanır?

İş doyumunun gelişmesinde işyerinin çalışanlarına sunduğu örgütsel olanaklar bir anlamda belirleyici olur. Bu örgütsel olanaklar çoğunlukla, işin gereklilikleri ve iş ortamı ile ilişkilidir. Kişinin aldığı eğitim, iş deneyimi, sosyal çevresi gibi faktörler işe ve iş koşullarına ilişkin değerlendirmeleri şekillendiriyor ve tutum geliştirilmesinde etkileyici olur. Bu nedenle iş doyumu ya da doyumsuzluğuna neden olan faktörlerin incelenmesi gerekiyor.

Bireyin içinde yaşadığı sosyal ve kültürel ortam incelendiğinde çok sayıda duygu ve değer yargılarının etkisinde olduğu anlaşılır. Bu açıdan ele alındığında tatmin sağlayan alanlar sayılamayacak kadar çoktur. Çalışanların iş doyumunu artırmak yöneticilerin temel sorunlarından biridir. Çünkü iş doyumunu artırmak işletmedeki üretim düzeyini maksimuma çıkarma koşullarının başında gelir. İş doyumunun, işle sıkı bir bağlantısı vardır. İş doyumu tartışmasız bir dinamizm içerir. Yöneticiler, çalışanlarına bir kez doyum sağlamasına olanak verip, diğer zamanlarda ilgisiz davranmamalıdır. İş doyumu sürekliliği olmadığı için geçici bir özelliğe sahiptir. Bu nedenle iş doyumunun yıllık olarak hatta aylık olarak dikkatlice izlenmesi ve korunması gerekir.

Çalışanlar ne istiyor?

İş doyumunu etkileyen faktörlerden en önemlileri doğal olarak işin kendisi ile ilgilidir. Çalışanlar kendilerinden beklenilenlerin ve hedeflerin açıkça belirtilmiş olduğu işlerde çalışmayı öncelikli olarak tercih eder. İş rolünün açık ve belirli olması çalışanın görev ve sorumluluklarını ne ölçüde anladığını gösterir ve tatminini arttırır. Rol çatışması ve belirsizliğinin olduğu durumlar ise iş tatminsizliğine yol açar. İşin yapısal özellikleri de tatmin üzerinde etkili olur. İşin kişiye sağladığı başarı ve tanınma fırsatları, maddi ve manevi ödüller, ücret, tatmini etkileyen diğer iş özellikleridir. İş doyumunu sağlayan başka bir faktör ise işin eğlenceli ve anlamlı olmasıdır. İşin çeşitli ve birbirinden farklı yetenekler gerektirmesi, çalışanın bir işi bütünüyle üstlenmiş olması, işin diğer insanlar üzerindeki etkisinin fazla olması, çalışanın işiyle ilgili kararlar verebilmesi ve işin doğru yapılıp yapılmadığı ile ilgili olarak geri bildirim alabilmesi iş tatminini arttıran diğer iş özellikleridir.

Yöneticiler nelere dikkat etmeli?

 Yöneticilerin, çalışanların motivasyonunu sağlamasında İK politikalarını düzenlemek ve koordine etmek için üç temel üzerinde durmaları gerekir:

  • Performansı tanımlamak: Çalışanlardan beklenilenler belirlenir. Böylece, hedefler ve ölçütler saptanır ve takdir etme gerçekleşir.
  • Performansı kolaylaştırmak: Performansı etkileyen engeller kaldırılır. Daha sonra uygun kaynakların seçimi yapılarak işin iyi yapılması sağlanır.
  • Performansı teşvik etmek: Ödüllerin değeri, ödüllerin miktarı, ödüllerin zamanlaması, ödüllerin güvenirliliği ve ödüllerin adil olması ve doğruluğudur.

İş doyumu performansı artırır

Ödüllerin değeri ve miktarı kullanılan ödülün seçimi ile ilgilidir. Yönetim iş görenlerin bireysel değerlerine uygun olarak ödüllendirme yapmak durumundadır. Ödüllerin zamanlaması ve güvenilirliği, gösterilen performans ve elde edilen çıktılar ile ilgilidir. Eğer ödüller teşvik edici ödeme, terfi gibi şekillerde ise, zamanlama ve güvenlik faktörleri ödüllerin etkisine temel olmaktadır. Çalışanların yüksek iş doyumuna sahip olmasının bireylerin özgüvenini, motivasyonunu, performans ve verimliliğini artırdığı; hastalıkları, stresi, gerginlikleri, endişeleri, şikâyetleri, devamsızlıkları ve işten ayrılma miktarlarını azalttığı tespit edilmiştir. Yüksek motivasyona sahip bireyler, görevlerini enerji ve coşkuyla yerine getirir, çalışmaya daha istekli olur, yönetmeliklere, kurallara ve emirlere uyarlar ve iyi bir disiplin içinde çalışır.

Unutulmamalıdır ki, bireysel başarı örgütsel başarıyı da beraberinde getirir.